Dedim… Dedi…
Koşup duruyordu Koş ama! Dedim, Düşecekti, Düşme! Dedim, Düştü, Ayağa kalktı Bana yürüdü, DostuM! Çok mutluyum. Dedi Neden? Dedim.
Koşup duruyordu Koş ama! Dedim, Düşecekti, Düşme! Dedim, Düştü, Ayağa kalktı Bana yürüdü, DostuM! Çok mutluyum. Dedi Neden? Dedim.
Bu Bir Emirdir, Savaş! Savaşma emrini almışlardı, sabaha doğru, güneş henüz göğe uzanmamıştı. Karanlık hiç
Değerli Ruh, Bu mektubu renkli bir duvar dibinde, düşünmekten kafam şişmiş bir şekilde yazıyorum. Öncelikle
Sevgili Sahip, Mektubun elime ulaştı, Lâf ü Güzâf eylemişsin. Ne denir ki başka? Cevap vermek
Sevgili Ruh, Bugün de neşen boldur umarım. Sana mektup yazacağım demiştim ama yazamadım. Tam yazayım
“İnsanoğlu büyük bir zihnin labirentlerinde savruluyordu. Labirentin duvarlarını tam yıkacaktık ki, birbirimizi yıkmaya yöneldik” diye bir
Sevgili Ruh, Canım küsüyor bazen bana. Çekiyor altına bir sandalye, kıvırıyor bacaklarını oturuyor saatlerce sessiz
Sevgili RUH, Geldiysen 3 kez masayı, 5 kez kapıyı , 16 kez de pencereyi tıklat.
Mutsuz olmak için o kadar çok sebep var ki etrafımızda, mutlu olabilmek ahlaksızlık gibi geliyor
Rüyalarıma giriyorum kendimin. Her gece her gece kendimi görüyorum Kendim kendimi öldürüyorum rüyaların dar sokaklarında